“KAPINIZA KİM GELİRSE GELSİN HOR VE HAKİR GÖRMEYİN. YOKSA ALLAH’IN GAZABINA UĞRARSINIZ”

Ahmet, Hülya’ya küçüklüğünden beri âşıktır. Hülya’nın ise bu sevgi ve aşktan haberi yoktur. Ahmet ile Hülya, akraba olmaları sebebiyle düğünde ve bayramda uzaktan da olsa görüşürler. Yıllar geçer Hülya’nın ailesi zenginleşir ve daha iyi bir muhite taşınırlar. Ahmet işe yerleştikten sonra ailesinden Hülya’yı kendisine istemelerini talep eder. Ailesi birbirlerine denk olmadıklarını anlatsalar da Ahmet’e laf dinletemezler. Ve çaresizce Hülya’nın ailesinin yanına varırlar. Hülya’nın ailesi hediyelerden dolayı sebeb-i ziyareti anlamakta gecikmez. Daha karşı taraf tek bir kelime etmeden Hülya’nın babası hışımla ayağa fırlar ve “Siz kim oluyorsunuz da benden kızımı isteme cüreti gösteriyorsunuz” diyerek “davul bile dengi dengine” kibriyle  misafirleri evinden kovar.

Ahmet ve ailesi hüzünle evlerine geri dönerler. Ahmet de hem muradına nail olamadığı hem de ailesinin üzülmesine sebep olduğu için derin bir teessüre kapılır. Büyük pişmanlığa kapılan Ahmet zamanla Hülya’yı unutur ve kendine denk olan birisiyle mutlu bir evlilik yapar.

Hülya eğitimli ve güzel bir kızdır. Yıllar geçer ama hiç kimse Hülya’yı istemek için gelmez.  Ailesi bu kadar artısı olan kızlarına talip çıkmamasına çok şaşırır. Kızlarına büyü yapıldığını sanarak çaldıkları kapılardan da hiçbir fayda göremezler. Çaresizlik içinde kalan aileye günün birinde komşularından biri Hacı Mevlüt Baba’nın dualarına başvurmalarını tavsiye eder. İnanmasalar da içine düştükleri çaresizlik onları Hacı Mevlüt Baba’nın huzuruna kadar getirir.

Hacı Mevlüt Baba, misafirlerini dinleyince başlarına gelen olumsuzlukların sebebini anlamakta gecikmez. “Evladım! Siz daha önce kapınıza gelen insanları hor görmekle Allah’ın gazabını üzerinize çekmiş ve kızınızın mürüvvet kapılarını kendi ellerinizle kapatmışsınız” diye söze başlayan Hacı Mevlüt Baba nasihatine şöyle devam eder: “Dert sizde çare de sizde. İlk önce yaptığınız işten pişman olun. Allah’a tövbe edin. Umulur ki tövbeleri çokça kabul eden Rahman ve Rahim olan Allah (c.c.) Hazretleri sizi de affeder. Daha önce kırmış olduklarınızın gönüllerini almanız da affedilmenizi kolaylaştırır.”

Hülya ve ailesi hatalarını anlarlar. Ahmet’ten ve ailesinden helallik isterler. Allaha tövbe ve niyazda bulunurlar. Bir ay geçmeden Hülya evlenir ve mutlu bir yuva kurar.

 

Mülkiyeli Mustafa ODABAŞ