HİÇBİR MUNAFIK BU DİNE SAHTE ŞEYHTEN DAHA FAZLA ZARAR VEREMEZ

Hafız Ömer, El-Ezher’de eğitim almış, sesi ve kıraatı güzel bir hocadır. Eşi Dürdane Hanım ise Hacı Mevlut Baba’nın mürididir. Hafız Ömer, Dürdane Hanım’ın ihlasına hayrandır. Bu güzelliğin Dürdane Hanım’ın tarikata bağlılığından geldiğine kanaat getirir ve ondaki bu ihlasa vesile olan Hacı Mevlut Baba’yı ziyaret eder. Ama Hacı Mevlut Baba’nın ilmi ve kıraatı bizim hocayı pek tatmin etmez. Ve intisab etmek için siyasi bağlantıları ve külliyeleri olan başka bir şeyh arar.

Aradığını da çok geçmeden bulur. Yeni şeyhin eski müritleri “Bu adam namussuzun, yalancının tekidir. Yol yakınken dön geri!” şeklindeki ikazları da Hafız Ömer’i yolundan döndüremez. Yalnız Hacı Mevlut Baba’dan ayrılan müritlerin şeyhleri hakkında hiçbir kötü beyanatta bulunmamaları gerçeği de aklının bir kenarında takılı kalır. Nihayetinde Hafız Ömer, ilmini, kıraatını kuvvetli bulduğu bu yeni şeyhe intisab eder ve onun sohbetlerine devam etmeye başlar. Şeyhin siyasi gücünden faydalanabileceği umudu da onun şeyhe olan bağlılığını kuvvetlendirir.

Zamanla Hafız Ömer, Şeyhin bütün derslerini eksiksiz biçimde yerine getirir. Ama bu durum onun ahlaki yapısını geliştirmek şöyle dursun tam tersine bir ahlaki çöküntü içine iter. Gün geçtikçe harama olan meyli artar. Hocalığını para kazanma aracı olarak görmeye başlar. “Allah Rızası”nın yerini dünyevi çıkarlar işgal eder. Eşinin haberi olmadan imam nikâhı ile zina etmeye başlar. Artık o güzel insan gitmiş adeta bir canavar meydana gelmiştir. İşi, eşini ve çocuklarını dövmeye kadar götürünce Dürdane hanım evi terk eder, çocuklarını alıp babasının evine sığınır.

Bir süre sonra yaptıklarından pişman olan Hafız Ömer, Dürdane Hanım’ın yanına varır. Dürdane Hanım, kendisinin o sahtekâr şeyhe intisab ettikten sonra bu hale geldiğini söyler ve Hacı Mevlut Baba’ya gidip onun vereceği karar doğrultusunda hareket edeceğini beyan eder. Ve birlikte Hacı Mevlut Baba’nın huzuruna varırlar.

Hafız Ömer, başından geçenleri bütün detaylarıyla Hacı Mevlut Baba’ya anlatır. Hacı Mevlut Baba, “Doğruluğundan şüphe edilmeyen üç mürid şeyhinin sahtekâr olduğunu söylerse o şeyhin şeyhliği düşer” buyurur. Hacı Mevlut Baba, şeyhlik iddiasında bulunanların söylemlerinin kitaba, sünnete uygun olmasının insanları kandırmaması gerektiğine işaret ederek, söylediklerini hayatına tatbik etmeyen ve bizzat yaşayarak örnek olmayanların şeyhliğine itibar edilmemesi gerektiğine vurgu yapar. Bu sahtekârların müritlerini de bir süre sonra kendine benzeteceğinin kaçınılmaz olduğunu hatırlatan Hacı Mevlut Baba şu uyarıda bulunmayı da ihmal etmez:

“Hiçbir münafık bu dine sahte şeyhten daha fazla zarar veremez.”

Hafız Ömer, Hacı Mevlut Baba’nın bu nasihatleri üzerine sahte şeyhten ayrılır ve Hacı Mevlut Baba’nın en sevdiği müritlerinden biri haline gelir.

Mülkiyeli Mustafa ODABAŞ