DERVİŞİN EN BÜYÜK SERVETİ AKLIDIR KİM SİZE ONU KULLANMAYIN DİYORSA O SİZİN APAÇIK DÜŞMANINIZDIR

Yoncalık Mahallesi’ndeki evinde Hacı Mevlut Baba sohbet ediyor biz de huşuyla dinliyorduk. Hacı Mevlut Baba sohbet sonrasında yaşının doksan kusur olmasından dolayı ayaklarının ağrıdığından bahsetti. Ben söze girerek Hacı Mevlut Babaya bu evin sağlıksız olduğunu ve sağlıklı-genç bir insanı dahi hasta edebileceğini söyledim. Hiçbir art niyet ve ukalalık barındırmaması, bir realiteyi ortaya koyması ve tamamen Hacı Mevlut Baba’nın iyiliğine yönelik olmasına rağmen bu sözlerim, orada bulunan büyük abileri rahatsız etmişti.
Sohbetten sonra Hacı Baba’ya rahatsızlık vermemek için dervişlerden birinin evine yemeğe gittik. Orada büyük dervişler, her şeyin en iyisini Hacı Mevlut Baba’nın bileceğinden dem vurarak, ona akıl vermeye kalkışmanın edepsizlik olduğundan bahsettiler. O evin çok kutsal bir ev olduğunu söylediler. Evin kutsallığıyla ilgili iddiaların mantıksız olduğunu söyledim. Hacı Mevlut Baba’nın iyi bir şeyh olabileceğinden fakat onun iyi bir şeyh olmasının her şeyi bileceği anlamına gelmeyeceğine vurgu yaptım. Böyle bir iddianın da öncelikle Hacı Mevlut Baba’ya yapılmış bir haksızlık anlamına geleceğine değindim. Bu şekildeki anlayışların tasavvuftan uzak olduğunu anlatmaya çalıştıysam da hiçbirini ikna edemedim.
Daha sonra tekrar Hacı Mevlut Baba’nın huzuruna vardık. Mevlut Baba, günümüzdeki İslami cemaatlerin ve tarikatların bazılarının din adına dinsizlik yaptıklarından, kendilerine yeni putlar ve peygamberler uydurduklarından bahsediyordu. İnsanlara gerçek tasavvufu anlatacak bir kitap yazmayı çok istediğini ama yaşının buna müsait olmadığını söylüyordu. Kendisini anlayan ve gerçek tasavvufu anlatacak bir gönül isteğiyle Allah’a çok dua ettiğini söyleyen Mevlut Baba daha sonra bana işaret ederek, “Mustafa gel yanıma otur!” dedi. “Beni anlayan gönül budur. Mustafa benim adıma yazı yazmaya yetkilidir” buyurdu.
Hacı Mevlut Baba’ya Erzurum’un Yenişehir semtinde bir ev alındı. Sürur Cantürk abimizin önderliğinde Ankara’dan Erzurum’a gelen ve içinde benim de bulunduğum dervişlerle Hacı Mevlut Baba’mızın evini taşıma şerefine nail olduk.
Hacı Mevlut Baba, eskiden saltanatın kirlettiği tarikat ve cemaatlerin şimdilerde siyaset ve ticaret erbapları tarafından kirletildiğini düşünüyordu. Müslümanların ticaret ve siyasetle uğraşabileceklerini ama bu kesimin tarikatlarda ve cemaatlerde söz sahibi olmamaları gerektiğine inanıyordu. Tarikatların ve cemaatlerin hesaplarını ve gelir giderlerini vakıf geleneği içinde hallederek, ticarete bulaşmamaları gerektiğini söylüyordu.
Derviş aklına yatmayan hiçbir şeyden sorumlu değildir. Ekser ulemanın hem fikir olduğu konular da fıkıh’a aykırı hareket eden şeyhine uymak onu günaha sürükler. Şu anda yaşayan hiçbir kimse mezhep imamlarımızın fevkinde değildir.