KİTABIMIZ KURAN ÖNDERİZİMİZ HZ. MUHAMMED (S.A.V.) YOLUMUZ EHL-İ SÜNNET VEL CEMAAT’TIR

                Bir gece Hacı Mevlut Baba’mı rüyamda gördüm. “Bana iftira atıyorlar, engelle!” dedi. Şaşırdım kaldım. İçimden “Hangi densiz buna cesaret edebilir ki” diye geçirdim. Hacı Mevlut Baba hakkında düşmanlarından bile gerek sağlığında gerekse vefatından sonra onu incitecek tek bir söz duymamıştım. İnternette Hacı Mevlut Baba’nın videolarını seyrederken işin gerçeğine vakıf oldum. Hadsiz biri Hacı Mevlut Baba’nın Atatürk ile ilgili düşüncelerini teybe almış ve onun Atatürkçü olduğunu savunacak kadar gaf illiğe düşmüştü.

Müslüman olaylara mikro düzeyde bakar. Takım tutar gibi birinin peşine takılmaz. Fatih Sultan Mehmet’i sever fakat onun kardeşlerini katletmesine rıza göstermez. Müslüman bilir ki Peygamberlerden gayri herkes gridir. Tam beyaz olan, sözlerine ve davranışlarına tam biat edilmesi gerekenler sadece Peygamber Efendilerimizdir.

Erzurum’un köylerinde yaşayan bir kadının çocuğu terör örgütlerine katılmış ve öldürülmüştü. Muhafazakâr köylüler, onu köy mezarlığına gömülmesini istemiyorlardı. Annesi gelerek Hacı Mevlut Baba’ya rica etti. Hacı Mevlut Baba gencin cenazesini yıkattı. Bizzat kendisi cenaze namazını kıldırdı. Yine bir gün Hacı Mevlut Baba, ateistliğiyle bilinen Vali’nin yanına giderek, dervişlerden birinin hanımının hamile olduğunu, doğum için hastaneye yetiştirilmesi gerektiğini ve bunun için de köy yolunun açılması gerektiğini söyledi. Vali hemen talimat verdi, yol açıldı ve o bacımız hastaneye o ateist denilen valinin vesile oluşuyla sağ salim ulaşabildi. Hacı Mevlut Baba, lokal düzeyde insanlarla görüşmüş, kim olursa olsun hayra vesile olanlara teşekkür etmekten de bir an olsun bile geri durmamıştır. Atatürk’ün İstiklal Savaşı’nda yanında bulunmuş, bunu din, vatan, millet ve bayrak aşkıyla yapmıştır. Bu durum onun Atatürk’ün bütün yaptıklarını tasdik ettiği anlamına gelmez. Aynı bir annenin gözyaşlarını dindirmek için yaptığı hareketten onun terörün ve teröristlerin yanında olduğu sonucunun çıkarılamayacağı gibi.

Bizler oy kullanırken de olumlu yönleri en çok olana oy veririz. Onlara oy verişimiz, o kişilerin her davranışını ve sözünü tasdik ettiğimiz anlamına gelmez. Bizler derviş olarak, “cu-cü” eklerine hep karşı olmuş ve “şucu-bucu” ayrımlarından uzak durmuşuzdur. Her daim Hakk’ın yanında şerrin karşısında yer alırız. Kim ki Hacı Mevlut Baba’yı Kuran’dan ve Peygamber Efendimizden (s.a.v.) başka bir yerlere bağlamaya çalışırsa, Allah (c.c.) bunun hesabını hem bu dünyada hem de öbür dünyada ona sorsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir