Sarhoş

Günlerden kadir gecesiydi, Hacı Mevlut Baba Erzurum’un büyük camilerinden birinde müritleriyle namazını kılmış; dervişlerinden birinin evine zikir yapmak için yola çıkmıştı.   İnsanlarla sohbet ediyordu. Kendisini önceden tanıdığı Haydar isimli genç kalabalığı yararak Hacı Mevlut Baba’ya ulaşmaya çalışıyor. Genç sarhoş ve üzerine kusmuş vaziyette olduğu için Müritler tarafından ısrarla Hacı Mevlut Baba’nın yanına gelmesi engelleniyordu.

Hacı Mevlut Baba Haydar’ı gördü. Bırakın gelsin buyurdu. Hacı Mevlut Baba Haydar’ı; Haydar’da Hacı Mevlut babayı sever dedi. Haydar sevinçle Hacı Mevlut Baba’nın yanına geldi ve hürmetle ellerinden öptü. Hacı Mevlut Baba’da Haydar’ı gözlerinden öptü. Herkes hayretle olanları seyretmeye başladı. Hacı Mevlut Baba Haydar’a Koluna girmesini buyurdu. Genç sarhoşluğun verdiği aczi etle sallanıyordu. Hacı Mevlut Baba tebessümle Haydarım bu işte bir yanlışlık var dedi. Bizi görenler Hacı Mevlut baba Sarhoş olmuş sallanıyor diyecekler. Gel sen bu işten tövbe et tamam mı evladım dedi.

Haydarın bu diyaloğu Erzurum’da yayıldı. İnsanlar artık Haydar’a saygı göstermeye başladılar. Eşinin bile ona karşı saygısı ve hürmeti artmıştı. Haydar artık içkiyi bırakmıştı. Namaza başlamıştı ama ona çok zor geliyordu. Hacı mevlüt babaya durumunu anlattı. Hacı baba ona sen yanlınca farz namazlarını kıl senin sünnetlerini ben kılarım buyurdu.

Zamanla Haydar düşünmeye başladı. Hacı Mevlut baba Yaşlı idi ona kendi namazları kıldırmak haksızlık olurdu diye düşündü. Hacı Mevlut Babaya gelerek kendi sünnetlerinin kendisinin kılacağını bildirdi. O günden sonra sevabı Hacı Mevlut Babaya gönderilmek üzere dört rekât fazladan namaz kıldı.

Kendisini ismini vermeyerek eski hallerinin başkaları tarafından hatırlanmasının rencide edeceği düşüncesiyle isminin değiştirmeyi uygun gördüm. Kendisini şahsen tanıdım ve çok mutlu oldum.

Kendisine yaşadığım bir çok manevi halı sordum. Mürşid-i Kamil makamında cevaplar aldım. Manevi olarak bu kadar ileri derecede olması beni çok şaşırttı. Hacı Mevlut Baba’nın Halifesi değildi. Hacı Mevlüt Baba’nın dervişiydi.

Mülkiyeli Mustafa ODABAŞ

Ağustos 23, 2015 / Posted by Mustafa ODABAŞ / COMMENTS (0)

Categories: Yazılar

Currently there are no comments related to this article. You have a special honor to be the first commenter.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>