TECAVÜZÜN BÜTÜN GÜNAHI VE UTANCI TECAVÜZ EDENE AİTTİR

Bayburt’ta yaşayan Aynur, çok iffetli ve güzel bir kızdır. İsteyenleri her geçen gün artınca babası onu Abdullah adlı dürüst, namuslu bir gençle sözlendiririr. Babası Abdullah’ı hem yakından tanımakta hem Aynur’un da onda gönlü olduğunu bilmektedir. Evlilik yolunda atılan bu adım hem aileleri hem de genç sözlüleri oldukça memnun ederken, Aynur’da gözü olan ve çevrede ahlaksızlığıyla nam salmış Kazım’ın kinine kin katar. Bu kinle şeytani planlar yapmakta da gecikmez.
Abdullah’ın çalışmak için İstanbul’a gitmesi üzerine hain emellerini gerçekleştirmeye karar verir. O beldede ev ahalisinin tarlaya yabana çalışmaya giderken nişanlı kızları götürmeyerek onları evde yalnız bırakmaları geleneği de ona bulunmaz bir fırsat sunar. Kazım yanına birkaç tane eşkıya alarak eve baskın yapar. Aynur’a tecavüz eder. Olay jandarmaya intikal eder ve Kazım ile arkadaşları tutuklanır.
Abdullah İstanbul’dan döndüğünde Aynur’u çok sevmesine rağmen mahalle baskısından olsa gerek onunla evlenmek istemez. Bu olay Aynur’un yarasına iyece tuz biber eker. Kimseyle konuşmaz, hayata küsmüş bir haleti ruhiyeye bürünür.
Kazım’ın ailesi çocuklarının hapisten çıkarılabilmesi umuduyla acılı aileye gelir. “Aynur’la Kazım’ı evlendirirsek hem oğlumuz hapisten hem de biz bu utançtan kurturuluruz” derler. O zamana kadar susan Aynur, “Baba senin şeyhin Hacı Mevlüt Babaya gidelim. Abdullah da gelsin. Mevlüt Baba ne derse onu yapalım” teklifini sunar.
Abdullah’ın ailesi ve Aynur’un ailesi iki ayrı arabayla Hacı Mevlüt Baba’nın huzuruna varırlar. Lisani hal ile durumu Hacı Mevlut Babaya anlatırlar. Hacı Mevlut Baba müşfik bir baba edasıyla “Kızım! Kafanı kaldır. Tecavüzün bütün günahı ve utancı tecavüz edene aittir. Mağdurun ne bir günahı ne de bir utancı söz konusu olamaz. Sen yüreğini ferah tut! diyerek Aynur’un yüreğine su serper. Abdullah’a da Aynur’u bırakmamasını ve onunla evlenmesini tembih eder. Bu evlilikten dolayı Allah’ın onlara salih evlatlar ihsan edeceğini de müjdeler. Aynur’un babasına ise kızını ne olursa olsun asla Kazım’a vermemesini söyler.
Abdullah, Hacı Mevlut Baba’yı düğünlerine davet eder. Daha sonra Abdullah ile Aynur evlenirler. Hacı Mevlut Baba ve dervişlerinin de nikaha katılması onların mutluluğuna mutluluk katar. Bu izdivaçtan doğan ilk çocuklarının adını da Seyit Mevlut koyarlar. Abdullah ve Aynur’un birbirlerine ve Hacı Mevlut Baba’ya olan sevgileri de her geçen gün artar ve mutlu bir yuva ikliminde ömür sürmeye devam ederler.

Şubat 6, 2017 / Posted by Mustafa ODABAŞ / COMMENTS (0)

Categories: Yazılar

Currently there are no comments related to this article. You have a special honor to be the first commenter.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>